The Puffy Chair
Pofuduk Koltuk
Jay Duplass
ABD
2005
Benden kafandaki adam olmamı istiyorsun. Ama değilim.
85", 35mm
Renkli, İngilizce
film hakkında
Josh dakik olmayı, para biriktirmeyi ve hayatındaki küçük detayları kontrol etmeyi seviyor. Kardeşi Rhett ise çalılıklarda kertenkeleleri filme çekmeyi ve muhabbet etmeyi seviyor. Josh’un üç senedir birlikte olduğu sevgilisi Emily’nin en sevdiği film Sleepless in Seattle ve evlilik hakkında konuşmayı seviyor. Josh aslında bir tür tutunamayan. New York’ta başarısız bir indie rock müzisyeniyken şimdi de başarısız bir menajer olma yolunda ilerliyor. Bir gün, oldukça kötü bir fikrin içinde ufak da olsa bir başarı ihtimali sezinliyor. Onlar küçükken, babasının en çok sevdiği koltuğunun aynısını eBay’de görüyor ve 1985 model Lazy Boy’u satın alıyor. Koltuk için ülkenin diğer ucuna arabayla gidip, Emily ve Rhett’i de yanına alarak babasına sürpriz bir doğum günü hediyesi götürmeyi planlıyor. Küçücük bir minibüste üç kişi ve dev, mor, pofuduk bir koltuk yolculuğa çıkıyorlar. Pofuduk Koltuk yeni nesil bağımsız Amerikan sinemasının öncü filmlerinden biri sayılıyor. !f 2006’da gösterilen Mutual Appreciation filmi gibi (ki yönetmen ve oyuncuları arkadaş) Pofuduk Koltuk da tamamıyla doğallık üzerine kurulu: Küçük detayların dünyasında hayat ve aşk hakkındaki soruların cevabını arayan, samimiyeti ve incelikli mizah anlayışı ile vurucu olmayı başaran bir film.
yönetmen hakkında
Jay Duplass 1973, New Orleans doğumlu. Texas Üniversitesi’nde sinema okudu. 2002 senesinde kardeşi Mark ile birlikte çektiği, maliyeti üç dolar olan This is John adlı kısa filmi Sundance Film Festivali’nde gösterildi. Pofuduk Koltuk kardeşlerin birlikte yazdığı ve Mark Duplass’in oynayıp, Jay Duplass’in yönettiği ilk uzun metrajlı film.
ödüller
2005 Sundance Film Festivali
Edinburgh Film Festivali: En İyi Film
South by Southwest Film Festivali: İzleyici Ödülü
2006 Independent Spirit: Ödül Adayı





bu film hakkındaki yorumlar
Sani Levi
19.02.2008 14:46:40
Hikayesi 'yol', yolu hayatin kendisi olan bir yanilsama serüveni. Karakterlerin gerçek hayatla olan alayci iliskisi, söylem olarak 'süzülen' duygulara, his olarak dogalliga gönderme yapmakta. izlerken cok keyif aldim. Ayni Candy' deki gibi...
ılgın
01.03.2008 19:45:01
ben bu filmi !f Ankara'da La Zona'nın üzerine izledim ve o ağır fakat son derece anlamlı filmin üzerine iyi bir film sonrası arkadaşlarla yenen eğlenceli, hafif sohbetlerle dolu, samimi bir yemek gibi geldi
aydogan duran
02.03.2008 19:50:46
Benden kafandaki adam olmamı istiyorsun. Ama değilim. slogan cok etkiyelici !
ceren ünsever
04.03.2008 02:36:45
çok doğaldı her şey, kimsenin rol yaptığına inanasım gelmedi